Both books are legit because @EloshaTR wanted a extra turkish version from me in the tescription but I did make a book. But Enlish version has page design problems. Sorry. -Two Hives in Two Lives
İki kitapda yazdım çünü @EloshaTR benden türkçe versionistedi ama ben kitap halinde yazdım. Ama İngilizce versionun yaprak düzeni problemleri var. -İki Kovanda İki Yaşam Bölüm 1: Elvis yatağından erken kalkmak zorundaydı çünkü okulu vardı. Uykulu gözleriyle mırıl- dandı: "Okulu sevmiyorum". Annesi babası işteydi, kendi başına beslenmesini hazırladı ve yola koyuldu. Okul uzaktaydı, ama oto - büstekilerle karşılaşmak istemiyordu. Yola koyuldu. Otobüsten onu gören arkadaşları- nın gösterdiği kötü el işaretlerine takmadan yola devam etmeye çalıştı, ama dayanama - yıp mırıldandı: "Arkadaşlarımıda sevmiyo - rum." Yürüyerek okula yetişemedi, öğret - meninden yediği azarlara dayanamayıp ba- ğırdı: "Öğretmenlerimi sevmiyorum!" Hata büyüktü. Müdür odasında cezaya kaldığı belli oldu, ama şanslıydı. Ne de olsa 783. kez aynı şeyi yaşayıp okuldan atılmamıştı. Okul uzadı, uzadı. Ceza vakti geldiğinde Elvis okuldan kaçtı. Eve gidip bilgisayar oynamak istiyordu. Eve geldi, bilgisayarı açtı. Bi 20 dk sonra ödevini hatırlayıp, oyunu bıraktı. Elvis ödevlerini bitirdi, ama saat geç olmuştu. Elvis saat 18 i geçtiği için oyununu devam ettiremedi. Ebeveyn denetimleri vardı. Bir anda bağırdı: "HAYATIMI SEVMİYORUM!" Bu affedilemez hatasıyla derin bir uykuya daldı. Bölüm 2: Elvis uyandı, küçük, sarı bir odadaydı. Far - kında değildi ama o bir arı larvasıydı. Biraz bekledi, iki mm'den küçüktü ve beyaz sosis gibi birşeydi. Bekledi, bekledi. Bir gün birkaç arı gördü ki artık gözleri görüyordu. Çok şaşırdı. Kendini hala insan zannederken arılar sarı odanın kapısını sıkı sıkı kapadı. Elvis korktu. İçgüdüleri ona bir koza örmesi gerektiğini söylüyordu. Elvis hayatında hiç örgü örmemişti ancak içgüdüleri kazandı ve Elvis eline tığı aldı. Örgü zordu. Özellikle çok büyük birşey örüyorsan işin zordu. Elvis çok kere başlarda hata yapıp, sökmek zorunda kaldı. Sonunda koza bitti ve Elvis içine girdi. Zar zor bitirdiği kozanın içinde beklemek de zordu, Elvis tek zorluğun kendi hayatı olduğunu sanıyordu. Arı olmanın zorluklarını bu kovanda öğrenecekti. Elvis üstünü değiştirdi.. Yakın zamanda da kozadan ve petekten çıktı. Aynada kendine baktı. Hala insan olduğunu zannediyordu ama aynadaki görüntüsü onu çok şaşırttı. Karşısına birkaç arı geçti ve ona görevini söyledi: "Her gün kovanda saat 7-18 arası çöpleri boşaltacaksın." Elvis bir şey de- medi. Her gün saat 5 de uyandı. Hazırlandı.Süpürgeyi eline aldı ve işe koyuldu. Yeni hayatında ilk defa mırıldandı: "İşim çok zor, bunu yapmak zorunda mıyım?" Ve Elvis o anda hatasını anladı. Onun kötü gördüğü şeyler, hep basit şeylerdi. Hayatta daha zor şeyler de vardı. Mesela babasını işinden do- layı sadece hafta sonu görüyordu. Pişman oldu. Bunları düşünürken işveren arılar tek- rar geldi ve şunu söylediler:"Senin yeni işin yemek yapmak." Elvis yie bişey demedi. Ve yeni işyerine gitti. Bal çok güzel kokuyordu. Ustadan işi öğrenmesi uzun sürmedi ama hala usta değildi. Yeni günlük rutinde önce gelen balları ikiye ayırıyor, sonrada bir kıs- mını larva maması ve diğer kısmını yenilir bal haline getiriyordu. Nadir zamanlarda Arı ekmeği yapıyordu. Günler sonra askerlik duyuruları başladı, Elvis hemen ismini yaz- dırdı. Askirlikte ilk gün uçuş antrenamı yap- mak için dışarı çıkıldı. Elvis de çıktı ve çok şaşıırdı:"Dünya ne kadar büyük..." Askerlikte uzun günler geçti, ayı saldırdığı bile oldu. Sonunda Elvis çiçek poleni toplamaya gön - derilecekti. Dışarı çıktı. Uçtu, topladı ve geri döndü. Bunu sabah akşam tekrarladı. Tam topladığı balın tadına bakacakken, balları bir insan topladı. Korkmuş arı Elvis, insan olarak tekrar uyandı...